12 x 9 , mixed media on cardboard. April 2011
# 1198 “Life I’ve Chosen” (by scottbergeyart)
willy moon - yeah yeah
NME:
This is as baffling as it is banal, veering between a stuttering sample of the joyful honk from the start of ‘Jump Around’ and a Black Eyed Peas-erudite “na na na na” section. Then Wizzle Manizzle declares, “Everybody, don’t you know it’s me now? Who is it? Willy’s back with a brand new beat now”, like some CBeebies-sanctioned MC.
kitty pryde - okay cupid
bu da california’lı bir ergen kız. dudağında prince$$ dövmesi var. müzik güzel, sözler alabildiğine samimi. garibim sikko biralar içiyor, titanik izliyor, seninle evlenecektim falan diyor.

hodgy beats - in a dream
californialı hip hop kollektifi odd future‘dan hodgy beats’in bu albümünü bir süredir dinliyorum. paylaşmamak ayıp kaçacaktı artık.

simian mobile disco - interference
tüm albümü dinlemece.
büyük yapılar.
Gordon Coster photograph, c.1932, during construction of a huge billboard that once stood at Michigan Ave and Randolph. I’ve referenced this sign before…
yabancı film oscarı sanırım oscarlar arasında en hakedene verilen ödül. ashgar farhadi‘nin türkçeye bir ayrılık olarak çevrilen filmini izlemeden önce bu ödül için nuri bilge ceylan’ın şansını oldukça yüksek görüyordum ama izleyince anladım ki ödül yine sahibini bulmuş.
hikaye simin adlı kadının iran’dan gitmek istemesini ama kocası nader’in hasta babası yüzünden burda kalmak istemesiyle başlıyor. bunun üzerine simin evi terkediyor ve nader babasına bakacak bir kadın aramaya çalışıyor. gelen kadın tartışmalı bir sebepten çocuğunu düşürüp bunun sorumlusu olarak da nader’i gösterince işler karışıyor.
hikayede her şey var. sınıf çatışması, kadın-erkek çatışması, sistemle insanların ilişkisi. ama hepsine ağır basan bir adalet duygusu var filmde. nader kendini aklamaya çalışırken bir yandan da bunu dürüst bir biçimde yapmak zorundadır zira kızına karşı büyük bir sorumluluk hissetmektedir. yalan söylemeye yeltendiği, hakimi yanıltmaya çalıştığı yerlerde bu sorumluluk duygusu vazgeçmesine sebep olur. filmin beni en duygulandıran sahneleri de oldu bunlar aslında. öte yandan bakıcı kadının kocası, karısının ve ölen çocuğunun hakkını bütün fevriliğine ve cahilliğine rağmen almak istemektedir. eğer bu dünyada adalet varsa yerini bulmalıdır. istediği kan parası değil adalettir. bakıcı kadın ise emin olmadığı bir olaydan ötürü, kocasından habersiz çalışmanın da verdiği korkuyla nader’i suçlar. ama filmin sonunda kurana el basması istenince yapamayacağını belirtir. o kadar da emin değildir çünkü bu sorumluluğu ahirete taşımak istemez. simin ise kızını da düşünerek pazarlık yoluyla bakıcı ve kocasını ve kendi kocasını para ile sorunu çözmeye ikna etmeye çalışır. orta yolcu, zoru görünce kaçan bir karakterdir. adalet duygusu da haliyle ver kurtulcudur.
taş gibi bir filmdi. nasıl hikaye başlar, nasıl ilerler, nasıl çözülürün dersiydi adeta. oyunculuklar şahaneydi. hele ki bakıcı kadının kocasının sinir krizi sahneleri çok etkileyiciydi.
iran adaletini de ayrıca beğendim. oldukça pragmatik :D
bir ayrılık’a aa verip ülkesine gururla gönderiyorum. üstüne de emeği geçenlerin gözlerinden öpüyorum.
spor filmlerini, özellikle biyografik olanlarını pek severim aslında. garantili senaryoları vardır. karakterlerin çelişkileri alabildiğine gerçektir. sonucunu bile bile izletir kendini film. ama bu filmi hiç beğenmedim, ondandır bu kadar beklettim draft’ta. umarım izlememişsinizdir. izlemeyin.
Tina Modotti. (Italian, 1896-1942). Telegraph Wires. c. 1925.
arca - ass swung low
bilinçaltı hip hop. en korkunç rüyanız gerçek oldu.
— albucius - pascal quignard
— albucius - pascal quignard
black dice - pigs
bu şehirde yalnızca orman kanunu geçerlidir.

korallreven - sa sa samoa (for real for sure for you version)
durup dururken ellerinizi kaldırıp salınmaya başlayın diye şarkı yapmışlar.